SOVYETLER BİRLİĞİ NEDEN YIKILDI?
Başlangıcın Sonu Sovyetler'in Çüküşünden Dersler adlı Carlos Martinez tarafından yazılmış olan kitabı bitirmiş bulunuyorum. Konuya dair araştırmalarım yıllar öncesine dayanmakla birlikte daha derli toplu değerlendirme yapmak için bunca zaman beklemem gerekti. Kitapta her ne kadar sosyalizmin başarılarından bahsetmekteysede ben daha çok sosyalizmin çözülüşünün nedenlerini masaya yatırmaya çalışacağım. Konuya ilişkin okuma yapmak isteyenlere Sovyetler Birliğinde Sosyalizmin Çözülüşü, Sovyetler'de Kapitalist Restorasyon ve okuduğum kitabı önerebilirim.
Sovyet tipi marksizmin bana göre en önemli sıkıntılarından birisi marksist teorinin donmasıdır. Stalin dönemiyle resmi ideoloji olarak kodlanan marksizm bir dogmalar yığınına dönüşmüştür. Dönemin sorunlarına yanıt verilmesi gereken diyalektik yöntem, mekanik bir kavrayışa dönüştürülmek suretiyle sorun çözmek yerine, sorun yaratan bir noktaya varmıştır. Teori devrimcilerin karşılaştığı sorunlarına cevap vermekten çıkmış, resmi ideolojiyi doğrulamanın aracına evrilmiştir. Stalin'in tek ülkede devletli bir komünizmin olacağına dair yaptığı tahrifat bunlardan yanlızca bir tanesidir. Marsizmin dünyadaki tek temsilcisi olarak kendini ileri süren sovyet marksizmi; eleştiren bir marksizm, yani batı marksizmini revizyonist olmakla yaftalamış, teoriyi eleştiriden muaf tutarak gelişimine ket vurmuştur. Oysa batı marksizmi ele alınan konular bakımından ortodoks marsizmiden çok daha ileridedir. Marsizme dair teorik bir katkıdan bahsetmek gerekiyorsa bu batı marksistlerinin eseridir.
Sosyalizmin kapitalist restorasyonu elbetteki son dönemlerinden ziyade kuruluş kodlarında aranmalıdır. Lenin döneminden başlayan bir bürokratik yozlaşma söz konusudur. Lenin ölmeden önce bunu farketmiş fakat bürokrasinin gelişmesi engel olamamıştır. Stalin'le bu süreç ileri bir aşama evrilmiştir. Troçkistler bu bürokratik yapılanmayı “ yozlaşmış işçi devleti” olarak tanımlamıştır. Mülkiyet hala işçi sınıfının olmasına rağmen yeni burjuva sınıfı olan bürokratik burjuvazi kollektif mülkiyete ait olan devlet varlığı üzerinde bir takım denetim ve kontrol ayrıcalıklarına sahipti. Bu ayrıcalıklardan yararlanıyor fakat o günkü koşularda bunu mülkiyetine geçiremiyordu. Fakat Gorbaçov'a kadar giden, üst düzey parti bürokratlarından oluşan nomenklaturaya giden yolun nüvelerini kuruluşa kadar götürmek mümkündür. Bürokrasinin en büyük nedeni iç savaş ve emperyalist kuşatma olarak gösterilsede daha çok sovyetlerin denetimden el çektirilmesi, sivil alanın devlet müdahalesiyle işlevsizleştirilmesi, sendikaların onay mercine dönüşmesi ve basının yandaş haline getirilmesi gibi nedenler daha belirleyicidir. Sovyetler teoride söylendiği gibi sistemi denetleyen ve yeri geldiğinde yöneticileri geri çağıran bir kuruluş olmaktan çıkarak yönetim erki bir grup ayrıcalıklı bürokratın elinde toplanmıştır. Bu da bürokratik yozlaşmaya karşı bir panzehir olan işçi sınıfının denetimini yok ederek yozlaşmanın önünü açmıştır.
Gramsci bir okuma yaparsak bir süre sonra sovyetler devletin ideolojik aygıtlarıyla oluşturması gereken hegomonyayı yaratamamış, insanların rıza üretiminde başarısız olmuştur. Kapitalizmin iktidarın görülmez olduğu yerde Sovyetler'de iktidar bürokratik aygıt nedeniyle herkesin gözünün içine sokulmuştur. Kendini gizleyemeyen ve göz önünde olan bu yapı, rıza üretebileceği inceltilmiş iktidar tekniklerinden uzak olduğu oranda, mesruiyet sağlamak için çıplak zora dayanmak gereğini duymuştur. Ama hiçbir iktidar uzun süre zora başvurarak ayakta kalamaz ve sovyetler'de kalmamıştır. SSCB'de kuruluşundan belli bir süre sonra ideolojik birleştici işlevi gören Stalin'e yönelik eleştiriler ideolojik kanamaya yol açmıştır. Her ne kadar bir Stalinist olmasamda, 2 dünya savaşında faşizme karşı savaşan kitlenin “ Sovyetler için Stalin için” diyerek savaştıkları göz önünde bulunursa, Stalin'in itibarının zedelenmesi sosyalizmin itibarını da düşürmüştür. Bunun farkında olan Çin Mao'ya ilişkin “biz Kruşçev'in Stalin'e yaptığını Başkan Mao'ya yapmayacağız” diyerek bu yanlıştan geri durabilmiştir.
Sovyet sosyalizmi kapitalizmle girdiği rekabeti kaybetmiştir. Fordist üretim tarzı ve parça başı iş yaygınlaştırılmıştır. Bu nedenle denilebilir ki kapitalizmin yöntemleriyle kapitalizm yenilemez. Çalışma saatlerinin düşürülmesi ve işçinin zihinsel devrim yaşamasını sağlama iddiasından yola çıkan devrim, bir süre sonra çalışmayı kutsamak noktasına gelmiştir. Sosyalizmin ulaşmak zorunda olduğu çalışma saatlerinin kölece artırılması değil, tembellik hakkının güvence altına alınarak işçinin kendini gerçekleştirmesinin sağlanmasıdır. Sovyetlerde çalışma tarzında radikal bir değişim yaşanmadığı gibi kapitalistlerin çalışma tarzına benzer koşullar yaratılarak çalışmanın yemek içmek gibi doğal bir davranışa dönüştürülmesi başarılamamıştır.
SSCB'de işçilere daha çok çalışmaları için maddi özendiriciler sağlanmış, emek kahramanlarıyla sıradan bir işçi arasındaki ekonomik açı farkı giderek açılmıştır. Öyle ki işçilerin emek kahramanlarına dönek siddet içeren eylemleri giderek artmıştır. Oysa Che sosyalizmin özendiricisinin maddi teşvikler değil, manevi teşvikler olması gerektiğinin altını çizmiştir. Yine Che bir gün Sovyet Rusya'ya gider ve bir taksiye biner. Taksici ona “nereye gidiyoruz parton” diye sorunca anlar ki Sovyetler'de hala yeni insan yaratılamamıştır. Bu nedenle sosyalizmin içinde bulunduğu bu açmazdan ancak yeni insanın kurtarabileceğini düşür. Bir devrim yapılmıştır. Üretim araçları kamulaştırılmıştır. Fakat yeni bir ahlak ve yeni bir insan yaratılamamıştır.
Genel olarak Sovyetler Birliği'nin neden yıkıldığı sorulduğunda bunun emperyalist kuşatma ve ekonomik durgunluktan ileri geldiği söylenir. Oysa bu yanıt yeterince açıklayıcı değildir. Sovyetler Birliği yıkıldı, çünkü kapitalizme zihinsel olarak iltica eden yönetici elitin ihaneti söz konusuydu. Oysa sovyetler kendini dış kuşatmaya karşı koruyabilmiş fakat iç ihaneti pekte hesaba katmamıştı. Sosyalizm bir geçiş aşaması olduğu için sınıf savaşımı bitmiş değil şekil değiştirmiştir. 1989'a kadar güçlenmiş olan bürokratik burjuvazi artık ayrıcalıklarını yasal zemine taşımak istemiş ve bunu da ancak kapitalist restorasyonu gerçekleştirmekte mümkün olduğunun farkına varmıştır. Gorbaçov'la başlayan sözde reform girişimleri (prestroyka ve glastnost) bir süre sonra sosyalizmin tasfiyesiyle sonuçlanmıştır. Bu durumda şunu söyleyebiliriz ki yenilen sosyalizm değil, sosyalizmin karikatürü olan yozlaşmış işçi devletidir. Yeni bir sosyalizim kuruluşu bu deneyimden çıkaracağımız derslerin bir sonucu olacaktır.
"'Ey hayat teoriye uy. 'değil;ey teori, hayata uy. " Prof. Dr. Erdinç Yazıcı
YanıtlaSil