SEÇME YAZILAR 1
Lenin tarafından kaleme alanmış, Seçme Yazılar 1 adlı kitabı okumuş bulunuyorum. Toplamda 5 cilt olan eserlerin kalanını okuyabilirsem bunlara dair yazılar yazmayı düşünüyorum. “Nereden başlamalı” sorusunun sorulduğu yazıyla başlayan kitap önemli bir bölümünü ekonomik mücadeleyi temel alan ekonomistlere karşı neler yapılması gerektiğiyle devam etmektedir. Sonra kitabımız devrimci maceracılık bölümüyle son bulmaktadır. Kitabın kısa tanıtımından sonra yazıya geçebiliriz.
Örgütlülük düzeyisinin artırılması, derinleştirilmesi ve siyasal faliyetlerin yerel düzeyden çıkarılarak ulus çapında örgütlenebilmesi için gerekli kürsünün sağlanmasına yönelik Lenin, ilk yapılması gerekenin ülke genelinde çıkarılacak bir gazete olduğunu belirtmektedir. Lenin Rusya'da geniş kesimlerinin sosyalizme ve politakaya ilgisinin yükseldiği bu koşullarda, bu ihtiyacı giderecek bir gazetenin sart oluduğunu söylemektedir. Bu gazetenin niteliğine ilişkin Lenin söyle demektedir: “ Ancak bir gazetenin rolü, sadece düşüncelerin yayılması, siyasal eğitim ve siyasal müttefiklerin kazanılmasıyla sınırlı değildir. Bir gazete sadece kollektif propagandist ve kollektif bir ajitatör değil, aynı zamanda kollektif bir örgütleyicidir.” Bunu söylediğinde tarih 1901'i göstermektedir. Günümüze gelirsek 123 yıldır sosyalistlerin en iyi yapabildiği şey hala haftalık yada günlük gazete çıkarabilmektir. Bu araçların geliştirilmesi ve çeşitlenmesi konusunda ve internetin etkin kullanımı konusunda hala yaya kaldığımız hususu tartışma konusu bile değildir. AKP'nin internetteki trol ordusu düşünüldüğünde bu alanda görevlendirilmiş kaç tane ajitasyon propaganda komisyonumuz vardır? Ya da kaç tane içerik üreticimiz bulunmaktadır? Sorular çoğaltılabilir...
Siyasal eğitimin ve ajitasyonun nasıl yapılması konusunda Lenin genel olarak işçi sınıfının otokrasiye düşmanlığının propagandasıyla sınırlanmaması gerektiğinin altını çizerken şöyle der: “ İşçilere siyasal bakımdan ezildiklerini söylemek yeterli değildir. ( Nasıl ki onlara kendi çıkarlarının işverenin çıkarlarıyla uzlaşmaz çelişki içinde olduğunu açıklamak yeterli değilse ) Ajitasyon bu baskının her somut örneği üzerinden yürütülmelidir. Ve bu baskı toplumun çok değişik sınıflarını etkilediğine göre, kendini yaşamın ve faaliyetlerin değişik
alanlarında; sanayi, kamu, kişisel, aile, din, bilim vb alanlarında ortaya koyduğuna göre, her açıdan otokrasinin siyasal teşhirini örgütlemeyi üstlenmezsek, işçilerin siyasal bilinçlerini geliştirme görevimizi yerine getiremeyeceğimiz açıktır.”
Lenin, ekonomistlere ilişkin bölümlerde ekonomik mücadelenin kitleleri siyasal mücadeleye çekebililecek neredeyse tek araç olarak algılandığına işaret etmiş ve buna ilişkin şu itirazı ileri sürmüştür: “ Genel olarak ekonomik mücadelenin kitleleri siyasal mücadeleye çekecek 'en geniş uygulanabilirliğe sahip araç' olduğu doğru mudur? Kesinlikle doğru değildir. Polis zorbalığının ve otokratik zulmün bütün ve çeşitli belirtileri, sadece ekonomik mücadeleyle bağlantısı bakımından değil, kitleleri çekmekte hiçte daha az 'ğeniş uygulanabilirliğe sahip' bir araç değildir. Zemsky Nacalniks, (Toprak beylerinin köylüler üzerindeki yetkisini arttıran yöneticilik sistemi) köylülerin kırbaçlanması, resmi görevlilerin rüşvetçiliği, kentlerde polisin sıradan halka karşı davranışı, açlara karşı savaş ve insanların aydınlanma ve bilgi edinme çabalarının baskı altına alınması, vergilerin zorla tahsili, dini mezheplerin eziyet görmesi, erlere karşı aşağılayıcı davranışlar, öğrencilere ve liberal aydınlara karşı kışla yöntemlerinin uygulanması -tüm bunlar ve buna benzer zorbalığın binlerce belirtisi ekonomik mücadeleyle doğrudan bağlantısı olmakla birlikte, genel olarak, siyasal ajitasyon ve kitleleri siyasal mücadeleye çekmek için daha az 'geniş uygulanabilirliğe sahip' araçlar ve fırsatlar mıdır? Bunun tersi doğrudur.” Bugün geldiğimiz noktada boş tencerenin her iktidarı değiştireceği fikri hiçte gerçekçi değildir. CHP'nin her fırsatta ekonomiden bahsetmesi ve siyasal teşhiri başaramayak kitleleri gericilikle suçlaması aslında kendi beceriksizliğidir. Kitlelere siyasal bakımdan eğitilmesi her gündemin siyasal teşhirin konusu yapılması temelde sosyalistlerin işidir. Narin cinayetini ele alacak olursak genel bir AKP karşıtlığından ziyade somut olaylar üzerinden bir ajitasyon yapılması gereğinden yukarıda bahsetmiştik. Öyleyse neden “Narin'nin katili AKP ve HÜDAPAR dır” şeklinde bir kitle ajitasyonuna başvurup iktidar teşhir tahtasına çivilenemiyor? Ancak bu tür siyasal teşhirlerle hedefe ulaşacağımız görülemiyor mu?
“Ekonomik mücadele, kendi emek gücünü daha iyi koşulalarda satmak için, yaşam ve çalışma koşullarını daha da iyileştirmek için, işverenlere karşı işçi sınıfının kollektif mücadelesidir.” diyen Lenin sözüne sözüne şöyle devam etmektedir “ Bu tüm işçi sendikaların her zaman yaptığı ve yapmakta olduğu şeydir.” Daha net anlamak için Lenin'in deyimiyle rubleye kopek eklemektir. Bu da sosyal demokrat siyaseti, sendikal siyaset düzeyine düşürmekten başka bir şey değildir. Ekonomik mücadele kitle kuyrukçuluğunu esas alırken politik mücadele kitleleri siyasal bakımdan eğiterek kitlelerin öncüsü olabilmeyi gerektirmekdir. Kitlenin geri yanıyla uzlaşmak değil kitleleri ileri taşımaktır. Öncü bir partinin yapması gereken kitlelerin artcısı olmak değil öncüsü olmaktır.
Yazıya, kapsamını aşacağından dolayı burada son veriyorum. Konuya ilişkin daha derinlikli okuma yapmak isteyenlere İnter yayınlarından çıkan Lenin Seçme Eserleri salık veririm. Toplamda 12 Cilt olan eseri okumak isteyenlere öneriyorum. Fakat yeterli zamanı olmayanlar için İlkeriş yayınlarından çıkan 5 ciltlik özeti okumaları daha yerinde olabilir. İyi okumalar...
Yorumlar
Yorum Gönder