TROÇKİ
Troçki, Ekim devriminin lideri olarak 1905 devriminin de kaçınılmaz öncüsüdür. 1905 yılında Petrograt Sovyetlerinin başında bulunmuş, işçi sınıfının ayaklanmasına önderlik etmişti. Ayaklanma Çarlık otoritesini derinden sarsmış olsa da devrim bir süre sonra yenilgiye uğramıştır.
Troçki bu yenilgi üzerine yargılanarak müebbet sürgüne mahkum edildi. Yaptığı savunmada Petrograt işçisini otokrasiye karşı silahlandırdığını söylemiş, işçi sınıfının öncülüğünün bunu gerektirdiğini dile getirmiştir. Sürgüne gönderilirken ayakkabısının içine zulaladığı sahte pasaport ve altınla Avurturya'ya kaçabildi. Yaklaşık 10 yıl kalacağı yurtdışında mücadeleden bu süre zarfında uzak kalmıştır. Uzun süre Memşevikler safında bulunan Troçki ta ki 1917 yılına kadar bu safta yerini korumuştu. Lenin'le çokça polemiğe girmiş ama sonunda Lenin Bolşevik Partisine geçmiştir. Troçki'ye Kızıl Ordunun kurulması görevi verilmiş ve o bu görevi layıkıyla yerine getirmiştir. Ordu içinde uzman askerlere yer veren Troçki kimi eski bolşeviklerin eleştirisine maruz kalmıştı. Lenin tam desteğini alarak bu tepkiler boşa çıkmıştı. Troçki ye ilk muhalefet kızıl ordu içindeki uzman askerler meselesiydi. Bu muhalefeti yapan Stalin ve çevresiydi. Yaklaşık 3 yıl süren iç savaşta Kızıl ordunun zaferlerinin ardında Trokçi vardı. İç savaşın bitiminde Lenin'e NEP konusunda tam destek Troçki'den geldi. NEP'in en iyi destekçisi olan Troçki Lenin tek dayanağıydı, bu süre zarfında. Lenin ve Troçki her konuda aynı fikirde değillerdi. Emeğin askerileriştirilmesi politikasında Troçki'yi iç savaş koşullarında desteklese de Lenin savaşın sona ermesiyle bu politikadan vazgeçmek gerektiğini belirtti. Troçki emeğin askerileştilmesi yanın da sendikalarında askerileştirilmesi gerektiğinin altını çiziyordu. Lenin bu anlayışını da onaylamıyordu.
Troçki muazzam bir askeri güç olan Kızıl orduyu kurmuş fakat bu aygıt güçlü bir bürokrasiye yol açmıştı. Stalinist bürokrasiye karşı mücade bayrağı açan Troçki, kendisinin yol açtığı bürokrasinin çokta farkında değildi. Bürokrasiyi yaratanın süren iç savaş olduğunu belirtmişti. İşçi sınınfının toplam nufüsunun azalarak gerilemesi de bu durumda belirleyiciydi. Peki Stalinist bürokrasi olmasaydı ve iktidarda Troçki olsaydı sosyalizmin akıbeti farklı olacak mıydı? Sanmıyorum. Trokçi de Stalin kadar bürokrasinin oluşumunda pay sahibiydi. Her ikisi de disiplin düşkünü olup, parti içindeki farklı görüşlere karşı tahamülsüzdü. Elbette Stalin kadar kaba ve sekter değildi, hatta oldukça entellektüel ve uzak görüşlüydü. Fakat tüm bunlar sosyalizmin ömrünü uzatmaktan başka bir işe yaramazdı. Tek bir istisna vardı, o da Lenin. Lenin ömrünün uzun olması sosyalizmin yaşaması için yeterli olabilirdi yanlızca.
Stalinist bürokrasiye karşı Trokçinin bir mücadelesi olduğu yadsınamaz. Troçki'yi bu konuda uyaran ve harekete geçmeye sevk eden kişi Lenindi. Öyle ki Troçki bu çağrıya bile zamanında yanıt vermekten geri kalmıştı. Zamanında harekete geçmediği gibi 12. kongrede de Stalinizmle uzlaşmıştı. Ne Lenin'in vasiyetinden bahsetmiş, ne de Stalinizme karşı uzlaşmaz bir tavır alabilmişti. Kaçınılmaz yenilgisinde uzlaşmacılığın payı büyüktü. Hatta Kamanev ve Zinovyev, Trokçi muhalefetine dahil olup Staline karşı harekete geçtiğinde, Troçki, hala sesizliğini koruyordu. Birleşik muhalefetin etkisi zayıftı ve muhalefet bileşenleri kendi içinde tutarsızdı. Tüm bunlar yenilgiyi kaçınılmaz kıldı. Troçki bu durumu şöyle açıkladı: " İşçi sınıfının muhafazakarlığından kaynaklanıyordu bu yenilği." Kaldı ki işçi sınıfı yorgun ve onlar için bir macera olan dünya devrimi beklentisi onlarda bir bıkkınlığa yol açmıştı. Alman devrimi, Çin devrimi ve İngiliz genel grevi yenilmişti. Bu koşullarda tek ülkede sosyalizm sloganı kabul görmek için yeterince nesnel şartlara sahipti. Hatta muhalefetin yenilgisinden sonra Troçki bile sürekli devrim fikrinden vazgeçmiş bulunuyordu. Ekonomide Stalin-Buharin çizgisine muhalefet ediyor ve hızlı bir şekilde ağır sanayinin kurulması gerektiğini beyan ediyordu. İşçi sınıfının giderek zayıfladığı ve kulakların ve tüccarların zenginleşirken, köylülüğün fakirleştiği bu politikanın gözden geçirilmesini istiyordu. Yoksul köylülükten verginin kaltırılması ve zengin kulaklardan alınan verginin artırılmasını, tartışmalarda dile getiriyordu. Stalin ise Troçki ye köylülüğü küçümsediğini belirterek karşı çıkıyordu. Stalin'le Troçki arasında yaşanan tartışma 15. Kongrede nihayete erecekti. Stalin
muhalefeti İngilizlerle olası bir savaş koşullarında içeriden vurmakla suçluyordu. Bu yüzden muhalefetin parti kongresinde tasfiyesine ilişkin gerekli çalışmalara girişti. Bu süre zarfında Zinovyev ve Kamenev içazet getirerek bolşevik partinin kendisini afetmesini istedi. Troçki muhalefet hakkını saklı tutumak üzere hizipsel faliyette bulunulmayacağını deklare etti. Zinovyev ve Kamenevin aksine muhalefetinde dik bir duruş sergiledi. Bunun bedelini de Alma ataya sürgünle ödedi. Yukarıda sorduğumuz soruya tekrar dönecek olursak Stalin kurnaz ve daha iyi bir örgütçü olduğu için mi Troçki'yi yenilgiye uğrattı? Kitaba göre tabii ki de cevap, hayır. Çünkü Troçki hem ekim devrimini hem de Kızıl orduyu örgütleyebilen büyük bir örgütçüydü. Bu yüzden bu sorunun cevabı bu değildi. Bana kalırsa Troçki'nin temel zaafı fazla uzlaşmacı olmasıydı. Sert bir muhalefeti zamanında yerine getirememesiydi. Lenin gibi müttefikin yokluğu, muhafazakarlaşan kitleler, bürokrasinin güçlenmesi de bu durumu olgunlaştırmıştı, tabii ki...
Yorumlar
Yorum Gönder